Uzayzaman Rehberi Platformu canlı webinarlar, paneller ve tamamlayıcı
derslerle ruhsal dünyanızı anlamanızın yöntemini,
kendinizi geliştirebilmeniz için ihtiyaç duyduğunuz algoritmayı
edinebileceğiniz platformdur.



img

Sağlıklı Düşünme ve Kişisel Gelişim

 

Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı olarak değil, kişinin bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali olarak tanımlıyor. Bu tanıma göre tıbbın kişiyi sadece hastalıktan ve sakatlık koruyan bir bilim olmanın yanında kişinin ruhsal ve sosyal yönden de iyilik halini koruma çabası içinde olan bilim olması gerekiyor. Peki, tıp biliminin neden böyle bir çaba içinde olması gerekiyor? Ruhsal ve sosyal yönden iyilik hali içinde olması beklenen bir kişiye tıp bilimi ne şekilde destek vermesi gerekiyor?

 

Beynimizin sağlıklı düşünce üretebilmesi için öncelikli olarak anatomik ve fizyolojik bir bozukluğunun olmaması gerekiyor. Bununla birlikte sağlıklı düşüncenin üretebilmesi için enerji, oksijen, enzim, hormon, mineral ve vitaminlerin sinir hücrelerine ve sinir yollarına ulaşabilmesi gerekiyor. Bunların temin edilmesi için kontrollü bir madde girdisine, daha doğrusu yediklerimiz ve içtiklerimizin dengeli bir şekilde bedenimize girmesine ihtiyaç var. Elbette ki düzenli ve doğru beslenmenin yanında edinilen besin maddelerinin bağırsaklardan emilebilmesi veya başka herhangi bir nedenden kaynaklı (dolaşım bozukluğu, enflamasyon, obstrüksiyon vb) maddelerin beyine ulaşmasına bir engelin olmaması da sağlıklı düşünebilmemiz için gerekiyor.

 

Düşünme eylemi maddesel bir süreç olduğundan beynin düşünceyi üretme süreci kendisini meydana getiren maddeler kadar çevresindeki maddesel etkileşimlerle gerçekleşiyor. Yani, düşüncenin üretilebilmesi için tıpkı enerji, oksijen, enzimler, hormonlar, mineraller, vitaminler gibi, uyaranlara da ihtiyaç duyuluyor. Zihnimizde oluşan tepkimeler nasıl ki çevremizden duyu araçlarımıza ulaşan uyaranların sonucuysa, bu tepkimeler aynı şekilde çevremizde meydana getirdiği etkilere de neden oluyor. Çevremizde olup bitenler gerçekte neden sonuç ilişkileriyle maddesel olarak birbirini tamamlamış oluyor. Başka bir ifadeyle çevre olarak tanımladığımız olguda, yani evrende zihnimiz de yer alıyor. Bu nedenle fiziksel çevreyle, maddesel etkileşimlere dayanmayan, maddesel döngüyü tamamlamayan düşünce üretimi, sağlıklı olmaktan uzak bir düşünce üretimi olarak kabul ediliyor.

 

Bizleri davranışa yönlendiren acılar ve hazlar bu döngünün ürünü olduğundan ve sinir sistemimizin işlevselliği bu tamamlanmanın içinde açıklanabildiğinden düşüncenin ürünü olan etkinin de bu çerçeve içinde gerçekleşmesi düşüncenin sağlıklı olarak tanımlanmasına neden oluyor. Buna göre sağlıklı düşünme, maddesel etkileşimlerle oluşan düşünce sürecinin meydana getireceği içsel ve dışsal etkilerinin bireyin ayakta kalmasına hizmet etmesine yönelik (sonsuz varoluşa yönelik) gerçekleşmesi olarak tanımlanabiliyor. Bir fanusun içinde yaşamadığımıza göre ve her an çevremizle bir etkileşim içinde olduğumuza göre sağlıklı düşünmemizi engelleyebilecek çevresel etkenleri öncelikli olarak belirlememiz gerekiyor.

 

İletişim çağında, bilgi üretiminin ve iletiminin olağanüstü hızla geliştiği bu çağda edinilen bilginin gerçekliğinin, doğruluğunun (faydasının) tespit edilmesi giderek zorlaşıyor. Sağlıklı bir metabolizmaya sahip olmak için nasıl ki zararlı gıdalardan uzak durmak gerekiyorsa sağlıklı düşünebilmek için de zararlı bilgilerden uzak durmak gerekiyor. Nasıl ki çağımızda besine ulaşmaktan çok, sağlıklı besine ulaşmak için çaba gösteriyorsak çağımızda artık anlamlı, faydalı sonuçlar çıkarmaya yarayan bilgiye ulaşabilmek gerekiyor. Çağımızda, nasıl ki yapay, katkı maddeli besinler ve dengesiz beslenme bedensel sağlığımızı tehdit ediyorsa bilimsel temeli (nesnel kökenli) olmayan bilgi aktarımı da zihin sağlımızı tehdit ediyor.

 

Geçmişte bu sorunu aşmak olanaksız olsa da bugün başta fizik bilimi olmak üzere sayısız bilimin sunmakta olduğu nesnel kökenli, ölçümlenebilir ve kanıtlanabilir bilgiler sayesinde burada tanımlandığı şekliyle sağlıklı düşünceyi üretebilmemiz ve zihin sağlığımızı korumamız olanak buluyor. Kısaca Uzayzaman Rehberi olarak adlandırılan yöntem, çevremizde ve içimizde meydana gelen davranışlar arasındaki ilişkiyi, başka bir ifadeyle evrendeki etkileşimleri bir bütün olarak değerlendirmemizi sağlayan algoritmayı edinmemizi sağlıyor. Davranışı ölçüt alan uzayzaman, davranışların iki yönlü olarak (geleceğe doğru ve geçmişe doğru) izini sürerek doğruya, yani faydalı olan bilgiye ulaşmamızı sağlıyor.

Eğitimlerimiz


Videolar


Duyurular

img

Uzayzaman Rehberi Lise Eğitimleri Başladı

Serik Çözüm Anadolu Okullarıyla Uzayzaman Platformundaki ilk ders başladı.

img

Uzayzaman Rehberi Lise Öğrencileriyle Buluşmaya Devam Ediyor

Uzayzaman Rehberi liseli öğrencilere tanıtılmaya devam ediyor.

img

Uzayzaman Rehberi Lise Öğrencileriyle Buluşuyor

Uzayzaman Rehberi liseli öğrencilere tanıtılmaya başlandı   

İletişim