Hakkımızda

Dünya Sağlık Örgütü sağlığı sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı olarak değil kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik hali olarak tanımlar. Bu nedenle tıbbın kişiyi sadece hastalık ve sakatlıktan koruyan bir bilim olmanın yanında kişinin ruhen ve sosyal yönden de iyilik halini koruyan bilim olması gerektiği yönündeki çağrılarını sürekli yineler. Uzayzaman Rehberi işte bu evrensel çağrıya yanıt vermek amacıyla kişinin kendi ruhsal ve sosyal sürecine ayna tutabilmesi için ihtiyaç duyduğu düşünce yöntemini edinmesine olanak sağlayan bir algoritma olarak geliştirilmiştir.

Diğer kişisel gelişim programlarından farklı olarak davranışlarımızın kaynağını tespit edebilmeye rehberlik eden bu benzersiz algoritmaya Uzayzaman Rehberi adı verilmiştir. Uzayzaman Rehberi Dr. Turgay Sehil'in kapsayıcı hekimlik çalışmaları ile bireylerin ruhsal ve zihinsel iyilik haline felsefi sağaltım öğretisiyle katkı sağlayan çalışmalara imza atan Prof. Dr. Şahin Filiz'in akademik koordinatörlüğüyle geliştirilmiştir. Antalya Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü profesörü Şahin Filiz felsefi sağaltım alanında Türkiye’de ilk defa “Felsefi Sağaltım” adlı kitabın yazarıdır.  Son yedi yıldır felsefi sağaltım alanında lisans ve lisansüstü dersler vermekte olan Şahin Filiz, bu konuda ulusal ve uluslararası kongrelere katılmakta ve ülkemizde felsefi sağaltımı doktrin haline getirmiştir.

Dr. Turgay Sehil’in notu:

Çağın algoritmasını edinin, hayata bakışınızı güncelleyin” sloganıyla karşınıza çıkan Uzayzaman Rehberi, bireyi meydana getiren ruhsal sürecin işleyişini felsefe, sosyoloji, antropoloji, biyoloji, psikoloji, fizik ve kuantum mekaniği gibi bilimlerin yardımıyla anlaşılır kılmak için geliştirilmiştir. Uzayzaman olarak adlandırılan olgu sözü edilen bu işleyişin odağı olduğundan, varlığımızı da kapsayan bütünü ilişkilendirdiğinden bu girişime Uzayzaman Rehberi adı verilmiştir.

Sayısız bilginin etkisi altına girdiğimiz bilgi çağında bireyin bütünleştirici bağlantısallığı edinmesi faydalı bilgiye ulaşabilmesi ve etkili bilgiyi üretilebilmesi için gerekli bir hale gelmiştir. Bütünleştirici bağlantısalllığı edinmek aynı zamanda ruh sağlığımızı korumak için de, çevremizle dengeli ilişkiler kurmamız için de giderek önem kazanmaktadır.

Bu algoritmayı edinmek ruhsal sürecinizle ilgili ortaya saçılmış bilgi kirliliği ve bilgi karmaşasına karşı kalkan görevi görecektir. Duygularınızın kaynağını tespit edebilmek onları kontrol edebilmenize ve neden oldukları stresin, ruhsal gerginliklerin üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır. Ruhsal sürecinize daha üst bilinçle yaklaşma şansı sağlayacağından kendinizle ve çevrenizle barışık olmanıza, ilişkilerinizi düzenleyebilmenize, böylelikle daha etkili ve verimli düşünce üretebilmenize destek verecektir.

Prof. Dr. Şahin Filiz’in notu:

Bütün bilimlerin temelinde yer alan felsefe, nihai noktada insanın en azından yeryüzünde mutlu olmasının yollarını araştırmak ve aydınlatmak amacına yönelik bir düşünme, bilme, aydınlanma ve pratik yaşam bilgeliği anlayışıdır. Başka bir deyişle eunoia’ya yani, “güzel düşünme”ye, “iyi dengelenmiş bir zihne sahip olma”ya ve sonunda “iyi niyet”e ve “nezaket”e ulaşmanın yol ve yöntemlerini araştırmaktır. Bu nedenle felsefe, bütüncül düşünme ve eyleme bilgisi, bilgeliği ve yöntemidir. İnsanlığın bütün düşünsel, duygusal ve davranışsal birikimini ayrı ayrı kendi sınırları içinde kendi yöntemleri ile inceleyen her bilimin sonuçlarından yararlanmak, felsefenin bu bütüncül yaklaşım tarzının doğasından kaynaklanır.

Felsefi sağaltım ya da terapi, ilk olarak 1981’de Almanya’da ve 1996’da ABD’de akademik bir iyileştirme alanı olarak kabul edilmiş; bir çok Avrupa ülkesinde yaygınlaşıp, Felsefe klinikleri oluşturularak tıp bilimleri ile işbirliği içinde uygulanmaktadır.

“İnsan insanla iyileşir” sloganıyla ortaya koyduğumuz felsefi sağaltım ilk olarak istisnasız tüm insanların ortak varoluşsal ve yaşamsal sorunlar karşısında sağaltımını amaçlar. Felsefi sağaltım, ruhu, zihni ve bedeni eşzamanlı olarak iyileştirmeyi amaçlar. Platon, Aristoteles, Epiküros,  gibi önde gelen filozoflar, kurdukları felsefe akademilerinin hemen yanına spor salonları da yaptırmışlar; zihin-beden bütünlüğüne yönelik sağaltımı uygulamışlardır.

Felsefe her şeyden önce hayatla kurulan diyalogtur. Felsefi sağaltım zihinsel, ruhsal ve bedensel tıbbi belirtiler ortaya çıkmadan ve sonuçta hastalık tanısı konmadan önceki ‘normal ve sağlıklı’ süreçte kişi ya da kişilerin duygu, düşünce ve tutumlarına yansıyan varoluşsal ve yaşamsal durumların (sorunlar ya da boşluklar) zihinsel ve ruhsal çözümlemelerini yaparak felsefenin bütün tarihsel, kültürel ve etik birikimlerini sağaltılacak ilgili duruma uygulamaktır. Varoluşun ve hayatın anlamı gibi varoluşsal konulardan, yaşama amaç ve anlam yüklemeye kadar uzanan durumlar felsefi sağaltımın çalışacağı alanın içeriğini oluşturmaktadır. Felsefi sağaltım için bu sorunlar ya da boşluklar birer hastalık değil, bütün insanların paylaştığı varoluşsal ve yaşamsal konulardır.

Eskiçağ’da Sokrates Agora’da karşılaştığı Atinalılarla, gündelik hayatlarını ilgilendiren konularda felsefe yapar ve onları, doğru bilgi olarak kabul ettikleri şeyler üzerinde yeniden düşünmeye yönlendirir, düşüncelerinin geçerliliğini kendilerine sorgulatırdı. Yunan ve Roma felsefelerinde felsefi sağaltım dediğim etkinliğin somut örnekleriyle karşılaşmaktayız. Kinikler, Stoacılar veya Epikürosçular felsefeyi soyut kuramlar bütünü olmak yerine yaşama sanatının öğretilmesi yöntemi olarak görmüşlerdir. Bu çerçevede bireyleri doğru bir yaşam biçimine yönlendirmek ve onlara kişisel sıkıntı/sorunlarıyla nasıl baş edeceklerini öğretmeyi amaçlayan Eskiçağ felsefe okulları felsefi sağaltım merkezlerinin ilk örnekleri sayılır. Ayrıca kaynağını Varoluşçu felsefeden alan Varoluşçu terapi, Gestalt terapisinin fenomenolojik ve rasyonel emotif davranış terapisinin Stoacı temelleri felsefi sağaltım için bir temel oluşturabileceği konusunda cesaret vericidir. Hiçbir duygu veya düşünce kendi başına patolojik değildir; ama patojenik olabilir. Bilgi, görgü, kültür, etik alanlardaki boşluklar, hem varoluşsal hem de yaşamsal sorunların kaynağıdır.

Acı-tatlı, sevinç-hüzün, aşk-nefret gibi her insanda bulunan karşıt duyguların doğal mecrasından çıkıp kontrol edilemez bir travmaya dönüşmemesi için, tutkuların, hırsların, aşırı istek ya da isteksizliklerin eğitilmesi; aşırılık ve yetersizlik sarkacındaki dengeyi sağlamaya yönelik bilgi, düşünme ve duyma eksikliklerini belirlemek ve sağaltmak, zihin-beden sağlığı için koşuldur.

Sağlıklı düşünme ve sağlıklı duygu, bedensel sağlığımızı tamamlar. Denge önce burada başlar. Felsefi sağaltım, duygu ve düşünce homeostasisini kurmamıza yardım ederek dünyaya bakış açımızı düzenlememize ve buna bağlı olarak dengeli bir yaşama kavuşmamıza kılavuzluk eder. Dr. Turgay Sehil’in geliştirmiş olduğu Uzayzaman Rehberi, felsefi sağaltımın en önemli bilimsel temellerindendir.

İletişim