Başlık 1 - Dil ve davranışlarımız

...

Eğer karşılaştığımız bir görüntü mutlaka sinir sistemimizdeki görme merkezindeki etkileşimlerle meydana geliyorsa o zaman sinir sistemimiz evrenin meydana gelmesinde en az çevremizde meydana gelen etkileşimler kadar gerekli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum, her an her şeyin etkileşim içinde olduğu evrenin sinir sistemimiz olmadan meydana gelemeyeceğini, başka bir ifadeyle örneğin gördüğümüz çevrenin hem biz olmadan meydana gelemeyeceğini, hem de aslında çevremizin gerçekte bizim gördüğümüz şeklinden çok daha başka bir şey olduğunu anlamamızı sağlıyor. Helen Keller’in yaşam öyküsü ve öyküsünü kendisinin bizzat bizlere aktarabilmiş olması bu durumu daha iyi anlayabilmemizi sağlıyor. Helen Keller örneği, duyu araçlarımız ve beynimizdeki sinir hücreleri (kavramsal ağ) üzerinden evreni nasıl meydana getirdiğimize ve optik sinirlerin etkisiyle zihnimizde gerçekleşen evrenin dokunma duyusu sinirleri üzerinden de gerçekleşebildiğini, dolayısıyla asıl olanın dil (etkileşim yöntemi) olduğunu gösteriyor...   

 

Rehberi Edinin

İletişim