Başlık 4 - Anlam ve amacının dönüşmesi

...

Gerçekten de bu etkileşimsel evrenin dışında kalan her türlü durağanlık, dönüşümü ortadan kaldıran her türlü sonsuz çerçeve aynı zamanda gerçekleştirdiğimiz davranışların anlamını ve dolayısıyla varlığımızın amaç bulmasını da ortadan kaldırıyor. Mesela sonsuz bir yaşam sürecek olsaydık doğaya ve çevremize uyum sağlayacak davranışımızın hangisini gerçekleştirirdik? Hiç ölmeyecek olsaydık beslenme davranışını sergiler miydik? Ölmeyecek olduktan sonra neden beslenelim? Peki çalışır mıydık? Uzanır mıydık? Uzanmak dinlenmek değil midir? Eğer ölmeyecek olsaydık yorulmanın ve dinlenmenin bir işlevi kalır mıydı? Eğer ölmeyecek olsaydık gezip göremediğimiz bir yer kalır mıydı? Tekrar karşılaşamayacağımız bir dostumuz olur muydu? Özlem diye, umut diye bir şey olur muydu? Yerine getiremediğimiz bir amacımız kalır mıydı? Eğer zengin olmak gibi bir amacımız varsa dünyanın en zengini ve güçlüsü olabileceğimiz bir gün mutlaka gelirdi. Mesela kendimize bir rakip edinebilir miydik? Birbirimizi alt etmek gibi bir amacımız olabilir miydi? Sonsuz süreklilik içinde, sürekli değişen ve dönüşen bir evrende rakibimizi alt etmek gibi bir amacımız olabilir miydi? Tıpkı bunun gibi, hiç ölmeyeceğimizi bilseydik hangi amacımızı gerçekleştirmeyi isterdik? Ölümden korkmasaydık, terk edilmenin üzüntüsünü yaşamayacak olsaydık, özlemlerimiz, hüzünlerimiz, sevinçlerimiz gibi duygularımız olmasaydı hangi davranışımızı gerçekleştirirdik?..

 

Rehberi Edinin

 

İletişim